12 Kasım 2008 Çarşamba

masallar adası






Kavuran ve kavrulan bir temmuz sabahı. Milano her zamanki gibi sessiz ve derinden işleyen bir güne başlar ve insanları da hep olduğu gibi kaçış planları yaparak uyanırlar bu Milano sabahına.Bazıları gerçekten kaçar, bazıları kaçmak istemekle kalır, bazıları da tıpkı benim gibi günübirlik bir kaçamağı yeterli bulabilir. Hele ki kaçılan diyar masallar adası Burano ise...

Tren ve sonrasında 40 dakikalık bir deniz yolculuğuyla ulaşılan masal adasına hoşgeldiniz. Hava sıcak ama hiç kimse farkında değil bunun. Zaten görülmüş mü masallarda hava nasılmış diye anlatıldığı.Venedik’ten kalkan ilk tekne camlar adası Murano’da bırakıyor önce bizi. Arkasından bir tekne daha ve nihayet Burano’dayız. Ayağınızı bastığınız anda hayatın bir daha aynı olmayacağı hissi uyandırıyor burası insanda.Belki çok sakin, kimsecikler yok etrafta; belki ufacık bir yer ama sımsıcak,rengarenk evleriyle dolu dolu yaşatıyor anı insana Burano.

Daracık sokaklarında yürürken hem gökkuşağının içinden yürüyor, olağandışı bir yerdeymişsiniz gibi hem de yıllardır dönemediğiniz ve çok özlediğiniz evinize dönmüşsünüz gibi hissetmeniz çok normal. Canlı ve çekici renklerine bir de öğle yemeği vakti kapılarının sonuna kadar açık olması eklenince; bu davetkar evlerin insanın rüyalarına girmemesi imkansız sanırım.

Şimdilik fotoğrafları ekleyerek sizleri içine çekmeye çalışacağım bu hayal dünyasına bir gün hepinizin ulaşması dileğiyle...

bir tutam kıvırcık sarımsak



by hazal gumus

1 yorum:

firindatasarim dedi ki...

Ne kadar guzel bir yer Allah'ım.Hazal'cım sende bir o kadar insanın orda hissetmesini saglamışsın kelimelerinle eline saglik.Ben guzle cumleler kuramam ama bu resimler benim cingene ruhumu yerinden oynatti superler:D